Yalnızca Bisiklet sürenlerin anlayabileceği 10 şey

1.Orman yürüyüşü mü?

Arkadaşlarınız, hafta sonu için bir orman yürüyüşü planı yaparlar ve sizi de davet ederler. Yürüyüşe başladıktan hemen sonra, etrafınıza bakınırsınız, zemini kontrol edersiniz ve kafa sesiniz sürekli olarak “Ben niye yürüyorum ki, burada bisiklete binebilirdim!” diye haykırır. Çünkü iki tekerlek üstünde olmak, iki ayak üstünde olmaktan çok daha iyi hissettirir.

2.Dikkatsiz şekilde araç sürmek

Dikkatsiz bir sürüşe sebep olan tek şey cep telefonu değildir. Dikkatsiz araç sürmek, önünüzdeki aracın arkasına bağlanmış bir bisikleti incelemek ve “ Acaba nerede bisiklet sürecekler?”, “Acaba bu bir Hardtail mi?”, gibi soruları kafanızdan geçirmektir.

3.Bacaklarımın arkasındaki çamur lekeleri…sizi seviyorum!

Çamurun içinde pedallamak ve eve elinizde, kollarınızda ve bacaklarınızda çamur lekeleriyle dönmek paha biçilemez. Bu lekeler, harika bir sürüş geçirdiğinizin göstergesidir. Ayrıca arabanızın içinin yeni bir maceradan çıkmış gibi görünmesinden bahsetmiyoruz bile.

4.Sürüş sonrası yudumlanan ilk içecek…

Elbette herkes serin bir içecek yudumlamayı sever. Ama uzun bir sürüşten sonra, bu içeceği hak ederek içmenin keyfi başka. İlk yudum, yalnızca ilk yudum değildir. İlk yudum, turdaki anılarınız, tur arkadaşlarınızdan öğrendikleriniz, üzerinizdeki lekeler ve kaslarınızdaki tatlı ağrılardır.

5.İlgi alanım: Bisikletler

Bir tur için hazırlanmak ve bu turu yeni arkadaşlarla tamamlayacak olmanın heyecanı anlatılmaz. Enerjiniz ve heyecanınız o kadar yüksektir ki, günler öncesinden bu turu düşünerek uyursunuz. Tur günü geldiğinde, toplanma alanında beklerken diğer katılımcıları ufak ufak incelemekten kendinizi alıkoyamazsınız. Yanlış anlaşılmasın, tur arkadaşlarınızın dış görünüşlerini değil, bisikletlerini ve kullandıkları aksesuarları.

6.Zincir yağı, en sevdiğim…

Bacaklarınızdaki ve ellerinizdeki zincir yağı lekeleri, dışarıdan bakanlar için sizi “kirli” gösterebilir. Halbuki biz bisiklet sürenler bu yapışkan ve siyah lekeleri kalabalıkta birbirimizi ayırt etmek için kullanırız :)

7.Biri bisiklet mi dedi?

Bisikletle ilgili her tür pazarlama materyaline kendinizi kaptırırsınız. “Bisiklet baskılı bir t-shirt? Hemen almalıyım”. “Bisiklet baskılı bir kahve fincanı? Baskısız olanından 10 kat pahalı ama alıyorum.”

8.En yakın arkadaşım, mahalle bisikletçim.

Mahalle bisikletçinizin kapısından girdiğinize kendinizi ikinci evinizde gibi hissedersiniz. Tüm çalışanlar isminizi biliyordur. Son çıkan bisiklet aksesuarlarını, mahalle bisikletçinizden uygun fiyatlarla temin etmenin verdiği mutluluğu başka ne verebilir ki?

9.Likra yalnızca jimnastikçiler için değildir.

Sürüş tarzınız ve tercihlerinize göre, likra sözcüğünü günlük hayatınızda daha sıklıkla kullanıyor olabilirsiniz. Likra size hız, cesaret ve azim kazandırır. Vücudunuza temas ettiği anda ise, sürüşe hazırsınız demektir.

10.Bisikletim evimden daha temiz.

Pırıldayan bir gövde, yeni yağlanmış zincirler, parlatılmış çarklar…Bisikletinize bakım yapmak sizin için güzel bir Pazar akşamüstü aktivitesidir…elbette tüm pazar sabahını bisiklet sürmeye ayırdıktan sonra.